Sunday, July 04, 2010

paraguay-ispanya


şayet ülkeniz dünya kupasında yer almıyorsa, o dünya kupası biraz eksik, biraz da renksizdir!
gönlünüzün diğer bir yanında yatan başka,ikinci bir ülkeyi uyandırmanın vaktidir artık. ya da tarafsız olmayı, hak edenin kazanmasını yeğleyenlerdensinizdir. (bu nasıl da uzun bir kelime!)
son 16'dan keyif aldığım bir dünya kupasıydı bu. 6 Güney Amerika, 6 Avrupa , 1 Kuzey Amerika, 2 Asya ve bir de 1 Afrika ülkesi... Yani adına yaraşır bir kupaydı,"dünya" kupasıydı.
Sonra 3 Avrupa, 4 Güney Amerika ve bir de Afrikalıların umudu Gana kalmıştı geriye.Güney Amerika tutkumdan mıdır, Avrupa'ya ufak kızgınlığımdan mıdır bilemem, iyi futbol oynadıkları sürece güney amerikalıları destekliyordum. Ama Hollanda'yı, Almanya'yı ve dünkü Paraguay-İspanya maçının galibi İspanya'yı da (İspanya'nın bendeki yeri her zaman başkadır! :) ) oynadıkları futbollarından, gollerinden ötürü şiddetle alkışlıyorum:) Bravo! Bu üç Avrupa ülkesiyle finale kalan Uruguay'ı izlemek pek nasip olamadı. Nasıl futbol oynadıklarına dair pek bir şey bilmiyorum, o yüzden kupada herkese başarılar diliyor, Güney Afrikaya sevgilerimi gönderiyorum:) :)

gelelim dünkü maça (: izlediğim en zevkli maçlardan biriydi paraguay-ispanya maçı. pozisyonlar, hakemin kararları, paraguay'a verilen penaltı& kaçırılması, hemen ardından ispanya'nın penaltısı, gol olan penaltının tekrar ettirilmesi &kaçırılması ve penaltılara rağmen 0-0 devam eden maç ve ardından direklere rağmen ispanya'nın golü :) zevkliydi maç:) başarılar ispanya! en yakın zamanda görüşmek dileğiyle:)

espana es en mi corazon:):p

Thursday, July 01, 2010

birlik ve inanç - barış ve kalkınma*


"Nijerya Devlet Başkanı Goodluck Jonathan, Dünya Kupası'nda iyi bir performans sergileyemeyen milli takımı uluslararası müsabakalardan 2 yıl men etti. "
'yi duyduğumda, bunun nasıl bir karar olduğunu sorguladım,kızar gibi oldum önce, kendi kişisel devletimin cumhurbaşkanı, başbakanı olmaktan sebep, sayın devlet başkanını anlamaya çalıştım sonra(!) yine de tepkisizliğe kullandım oyumu en sonunda.
bir şeye çok inandığınızda veya güvendiğinizde (orada "ve" mi "veya" mı kullanmam gerektiğini de düşündüm bir süre buarada. hala da emin değilim! o zaman baştan alalım.) bir şeye çok inandığınızda ve/veya güvendiğinzde, karşı tarafa ister istemez sorumluluklar yüklersiniz, ve aksi bir durumda kendi verdiğiniz sorumlulukların yerine getirilmemesinden sebep, olanca gücünüzle cezalandırmaya yönelirsiniz karşı tarafı! en azından kişisel tarihim böyle tariflendirir bu cezayı! bilim de "psikolojik ceza" diye adlandırıyor ya da adlandıracktır ardımdan eminim :) !
Nijerya'yı Afrika kupalarında da göremeyeceğiz iki yıl! Üzgünüm!
Belki de sayın başkan, aradan süre geçince vazgeçecektir bu kararından.
Büyüksün Başkan! :)

* Nijerya'nın milli sloganıymış.
Bahsettikleri kalkınma, futbolda da geçerliyse, kararı anlamak kolaylaşıyor:)

Keşke biz de Nijerya kadar bağlı kalabilsek/kalabilseydik kendi milli andımıza! Yurtta Sulh, Cihanda Sulh ha!

Sunday, June 27, 2010

pe-ka-ka! pe-ka-la!

Bir taraf sesini duyurmak için başka bir yol olmadığına inanıyor, öteki taraf duymak istemediği sesleri duymaktansa ölmeye razı gibi.

Her Türk’ün asker, her Kürt’ün gerilla doğduğu bir Türkiye. /ece temelkuran

Thursday, June 24, 2010




takvim, haziran'a denk gelirken,
en güneyde yağmur!
her zaman güzeldir:)
vay be'dir:)

Monday, June 21, 2010

daktilo tuşlarına saygı! :)

bu masa üstü bilgisayarı & bilgisayarın klavyesi (bu arada "&" ile aramdaki sevimli münaset her geçen gün daha da ateşlenmekte;bakınız aşağıdaki satırlar ve ötekileri) ) , ilkokuldaki daktiloyı hatırlatıyor bana. çok severdim sesini. belki çok sevimli değildi, ama dengedeydi. bir de daktilonun kuralıydı sevdiğim: basayacağın her tuşa dikkat edeceksin, geri dönüşü yok! aşk gibi bir şey yani! oturup yeni bir roman mı yazsam yoksa, "daktilo kalpler" diye! bir ünlem daha. ve nokta.

galiba giderek sakinleşiyorum! kendime, fikirlere & olaylara! bu "psikoloji"nin mi etkisidir? doğduğumun günden beri peşime düşmüş iki rakamın, birbirine tutkusunun giderek ve de "büyüyerek" artmasından mıdır yoksa? bazen tam da yakalayıverecek oluyorlar birbirlerini; ama biri oyunbozanlık yapıp yine,ve hiç de sahibi değilmiş gibi ötekinin, dengeden tutkuya dönüştürüveriyor yine bu masum hikayeyi.denge ve tutku! güzel kelimeler...!
ne diyordum, sakinlik(: ne zamandır aynı şeyi duyuyorum:
- he psikolog olcaksın. hmm, demek ondan sakinsin bu kadar.
ama sakinlik çok iyi bir şey değil sanki! mesela, anlayışlı yapıyor beni! mesela, anlayabiliyorum insanları! mesela, kızmıyorum bazen. mesela, kıramıyorum pek.

bir şey daha yazcaktım, unuttum. şimdi gelir aklıma. ve geldi.
saygıya sahip insanlara inanılmaz hayranım! yani bir başka, böyle ulu bir hayranlık!
"farklılığa saygı " mesela. bu çok önemli bir şey olmalı! hatta, bu çok önemli.
işte böyle(:
sevgiler,öpücükler ve saygılar ada halkı:)

Tuesday, June 15, 2010

Bu,bir sitem'dir.

Bankada sira beklerken tuslara atilip "ada" icin bisiler yazma fikrini suanda,tam da su dakikada hayata gecirdigim icin tesekkuru borc biliorum kendime;) nihahahaha;) bu ne ask,tanrim! Bankalari cok sevmiorum! Bankaya gelip beklemeyi sevmiorum! Karsimda, sanki baska hicbisimiz yokmus gibi yavas yavas hareket eden bankacinin bu bencil hareketinden de nefret ediorum! Bu kadar sevgisizlik ve nefret icinde tek guzel sey adaya atmakti kendimi;) ki isin daha da sevimsiz tarafi Sabah da geldim Ben buraya ama sevgili (!) bankacimiz biraz yavas bir hanimefendi oldugundan 10'daki ilkyardim dersime gec kalmayayim diye,yani gayet sorumluluk bilincimle,terk ettim bankayi!!! Ah bu terk edisler! Ah bu cesaret! "ahh... You left me speechless! So Speechless!! " diyor bayan gaga! Nihahahaha! Birazdan da oglearasini bahane edip yine burayi terk etmeme sebep olurlarsa...yikarim burayi! Hesabimdaki 646790865431458900 milyon doların işlem görmesi gerekiyor bir an önce;) nihahahaaaaaaa!  

Friday, June 11, 2010

eyvah!

şimdi, belki mutlusundur diye; ödüm kopuyor! eyvah!

bu cümle, " bir tek dileğim var;mutlu ol yeter" arabesk edebiyatının aksine; çok postmodern ve psikolojik!

Monday, June 07, 2010

kişisel sözlük 1

kimi kelimeler var,kişisel tarihimde pekçe önemli! Mesela "Anadolu , Ortadoğu... biraz da Uzakdoğu.."

Anadolu denilince "emek" geliyor aklıma.
Ortadoğu denilince "gizem".
Uzakdoğu, "uzaktaki gizem :D "

böyle..unutmadan bir de "Telve"...

Tuesday, June 01, 2010

Dünyayı bal'lamak lazım! Paslanmış iyi dönmüyor!

Bugün 10-12 yaşında bir İsrailli çocuk gurur duyar ülkesiyle! Gurur duyduğu ülkesinin askerinin(ki hep asker olmak istemiştir; hani en kestirme yoludur kahraman olmanın!),uzaklardan;hangi amaçlarla geldiği pek de net olmayan;silah yüklü(!)bir gemiyi durdurması ve ülkesine girmesine izin vermemesinden sebep! Bu bir kahramanlıktır! Bu bir meydan okumadır! Hem İsrail'in sınırına bile varmadan(!) uluslararası alanda durdurulmuştur düşmanlar(!) Bu en kısa sürede tedbirleri almak, müdafaa etmektir! Vay be'dir!

Bugün 10-12 yaşında bir Türk çocuk gurur duyar ülkesiyle! Gurur duyduğu ülkesinin insanı, haksızlığa yine dayanamaz olmuş,sesini olanca gücüyle çıkarır olmuştur. Hem bu sefer uzaklara gidilicektir! Rota,Filistin'dir;yük,insanı yardım. Fakat; zaten oldum olası bir oyun bozan olan İsrail, insani yardım taşıyan ve sadece sivil insanların bulunduğu bir gemiye savaş uçaklarıyla, helikopterlerle saldırılmıştır. Üstelik bu uluslar arası sularda yapılmıştır. Masum insanların ölmesine ve yaralanmamsına sebep olunmuş ve sonra da "meşru müdafaa yaptık" denilmiştir. Acaba silah(!)dedikleri Gazze'ye götürülen özgürlük müdür? Ama Türk insanı gözü pektir, haksızlığa ses olmada yek. İsrail'in yaptığı hukuk ve insanlık dışı her şeyi dünya kamuoyuna duyurmak ve İsrail'e olan tepkiye devam etmek haksızlığa bir meydan okumadır. Vay be'dir!

Onu bunu şunu bilemem!
Ama birazdan iki çocuk uyuyacaktır İsrail ve Türkiye'de! Bir bardak süt içilecektir ama önce! Belki süte bir kaşıktan az da bal! Yastığa konacaktır usulca başlar; ve ülkeleriyle, olanca güçleri ve tüm kalpleri ile gurur duyup gözlerini yumacaktır iki velet!
Çünkü tam da böyledir yazılan tarih: haklı haksız kimdir bilemezsin!
Şu günlerde tadsız tutsuz dünyada, tat bardaktaki ballı süttedir belki de!
O zaman şeref'e!

latin amerika

....
TAYYİP Bey Latin Amerika havası aldı. İdeolojik manada çakır keyif olmuş mudur? Dilerim olmuştur. Hiç değilse Bolivya lideri, umudumuz Evo Morales sol yumruğunu havaya kaldırdığında Tayyip Bey’in yüzünde oluşan hayret ifadesinin hayırlara vesile olmasını diliyoruz. Latin Amerika, insan olan herkesi az solcu yapar. Havasında var, suyundan mütevellit. Belki hatırlarsınız, vaktiyle eski Ülkücüler bile gidip Che şapkası giyivermişlerdi. İnsan ne de olsa biraz havaya girer. Tatlı tatlı...
.....
ece temelkuran