ve pazartesi, salı , çarşamba gelir geçer! perşembeye kalır gün :) !!
cuma günlerinin derssizliğine de diyecek sözüm yok zaten :)
5 dersten, 3'ü ile tamamen ilişkim biter, nisanın sonuna kadar uğraşılması gereken 2 ders kalır geriye! 2 dersçik :) ey hayat, gözlerinden öperim! :) 3.sınıf mı oluyorum ne? :) ahha- ahha!
amerika...kalan 3, 3.5 hafta! belki biraz daha az, belki biraz daha fazla!
ilk geldiğim günü hatırlıyorum da..nasıl anlatılır..nasıl denilir, hangi kelimelerin seçilmesi gerekir tam olarak bilmiyorum..; bu yüzden o hissettiğim herşeyin "kelimesiz olarak öksüz" kalmasını anlayışla karşılıyorum! ve işte gitmeye yakın yine o şey oluyor.. gelişler & gidişler..ne bileyim hepsi çok anlam yüklü oluyor..ne desen kelime anlatmayı beceremiyor tam olarak bir türlü.
ne yaptın , nasıldı desen..onlara verecek tonlarca cevabım var..var;ama bana ötesini sorma..belki biraz daha üstünden zaman geçince..doldurabilceğimdir tüm boşlukları...
tanıdığım yüzlerce insan..yüzlerce hikaye..yüzlerce gülüş.. böyle de yazınca şimdi çok duygusal oluyor..duygusal değil de..ne bileyim..aman her neyse..
kaçını hatırlayacak , kaçı tarafından hatırlanacağımdır acaba...? bi-le-mi-yo-rum ev-lat!
kore macerası.. :) amerika macerası..sırada ne var?
dip-eleştiri (!) : "bihter" ve bihter'in çocugundan daha mühim şeler olmalı... ya da hiç yorulmayıp her şeye sitem etmek..etmek ve etmek bu kadar kolay olmamalı..
şu an tam da üzerinde olduğun yer,bir ada! gokce'ada! kaktüs'ada! yerli halkın deyimiyle"gokceitobellacactus" burada bir krallık yaşar! kelimelerin kelimelerle savaşından kazanılmış bir "kelime krallığı!" ondandır ki,giderken bir iki düşünceni unut burada!unut ki öğütüp kelime elde edebileyim! bir de inanmayacaksın belki ama;göçebedir bu ada!göçebedir bu krallık!
Thursday, April 15, 2010
Tuesday, April 13, 2010
en kestirme yol...

sevgili ada halkı,
azlık ve özlük...terazinin kefelerini doldurup dengeyi sağlayabilen ne de güzel iki kelime!
her karmaşadan, çokluktan sonra azlığı ve özlüğü yakalamak ya da..ne de güzel! çokluğun ortasında az ve de öz olmak!sen çoğaldıkça, azabilir misin ada?
belki de tüm her şey, bulunduğun sokaklar, sahip olduğun insanlar, hikayeler, tanık olduğun gülümsemeler , kırgınlıklar,bekleyişler, umutlar..vs vs hayatını çepeçevreleyen bir çember.. içindesin işte! ne kadar büyük olursa, o kadar uzağa gidiyorsun her seferinde! ne kadar büyük olursa, o kadar büyük oluyor bir diğer adım!
ama dairenin merkezinde de sen varsın! tam da ortadaki! senin kendi hikayen, sevincin, üzüntün, hayallerin...azlığın ve özlüğün! ve çember büyüdükçe, merkeze en kestirme yolu bulmak belki de tüm yaptığımız! yani büyüdükçe kendimize dönebilmek en sonunda işte!
Thursday, April 01, 2010
ricardo & isabella
sevgili ada halki,
benim icin de tum hayatini tehlikeye atabilecek bir baska Ricardo daha war midir acaba bu adanin bi yerlerinde...! Yoksa, Ricardo larin kalbinde Isabellar mi yatar?
ilk defa bir lost sahnesinden bu kadar fazla etkilendim! :) Ya da olaylari algilama durumumu degistiren bir halde miyim yine:) Sabahin 7 sinde kalkacam diye 5 inden uyanir oldum malum! Calar saate gittikce itaaatsizlesiyorum , farkinda miyim!? Hep o calmadan uyanabilme amacindayim! Bir gun kizip tumden susacak ama...,hadi bakalim :)
Ricardo ve Isabella ! aralarındaki nasıl bir tutkuydu! yarabbim..! o oyunbozan, sinirbozan Ricard; meğer kanarya adalarından ispanyol bir aşıkmış, ha! Nestor Gaston Carbonell! Bakislar, o isponyolca, o ingilizce..Adam Kuba asilli iste! Daha ne olsun! Bazen, on- on bes yil sonramda buluyorum birdenbire kendimi.. Bambaşka bir mekandan gelen, hiç bilmediğim bir dili konuşan bir adamın kollarındayım! .. ...
istatiklik dersinden cikip buraya kafanda binbir sayirlarla gelme fikri pek hos olmasa da ; adaya gelip gevezelik etme fikrini seviyorum! Hem bahar da geldi:) Bu da ilk bahar gevezeligimiz olsun mu o zaman!? Ucak biletimiz de alindi! Cepte! Tesaduf mudur ki (!) Paris aktarmali olmasi!? Al iste sana baharin da ilk kafa karistiran sorusu!
benim icin de tum hayatini tehlikeye atabilecek bir baska Ricardo daha war midir acaba bu adanin bi yerlerinde...! Yoksa, Ricardo larin kalbinde Isabellar mi yatar?
ilk defa bir lost sahnesinden bu kadar fazla etkilendim! :) Ya da olaylari algilama durumumu degistiren bir halde miyim yine:) Sabahin 7 sinde kalkacam diye 5 inden uyanir oldum malum! Calar saate gittikce itaaatsizlesiyorum , farkinda miyim!? Hep o calmadan uyanabilme amacindayim! Bir gun kizip tumden susacak ama...,hadi bakalim :)
Ricardo ve Isabella ! aralarındaki nasıl bir tutkuydu! yarabbim..! o oyunbozan, sinirbozan Ricard; meğer kanarya adalarından ispanyol bir aşıkmış, ha! Nestor Gaston Carbonell! Bakislar, o isponyolca, o ingilizce..Adam Kuba asilli iste! Daha ne olsun! Bazen, on- on bes yil sonramda buluyorum birdenbire kendimi.. Bambaşka bir mekandan gelen, hiç bilmediğim bir dili konuşan bir adamın kollarındayım! .. ...
istatiklik dersinden cikip buraya kafanda binbir sayirlarla gelme fikri pek hos olmasa da ; adaya gelip gevezelik etme fikrini seviyorum! Hem bahar da geldi:) Bu da ilk bahar gevezeligimiz olsun mu o zaman!? Ucak biletimiz de alindi! Cepte! Tesaduf mudur ki (!) Paris aktarmali olmasi!? Al iste sana baharin da ilk kafa karistiran sorusu!
Subscribe to:
Posts (Atom)