Tuesday, June 01, 2010

Dünyayı bal'lamak lazım! Paslanmış iyi dönmüyor!

Bugün 10-12 yaşında bir İsrailli çocuk gurur duyar ülkesiyle! Gurur duyduğu ülkesinin askerinin(ki hep asker olmak istemiştir; hani en kestirme yoludur kahraman olmanın!),uzaklardan;hangi amaçlarla geldiği pek de net olmayan;silah yüklü(!)bir gemiyi durdurması ve ülkesine girmesine izin vermemesinden sebep! Bu bir kahramanlıktır! Bu bir meydan okumadır! Hem İsrail'in sınırına bile varmadan(!) uluslararası alanda durdurulmuştur düşmanlar(!) Bu en kısa sürede tedbirleri almak, müdafaa etmektir! Vay be'dir!

Bugün 10-12 yaşında bir Türk çocuk gurur duyar ülkesiyle! Gurur duyduğu ülkesinin insanı, haksızlığa yine dayanamaz olmuş,sesini olanca gücüyle çıkarır olmuştur. Hem bu sefer uzaklara gidilicektir! Rota,Filistin'dir;yük,insanı yardım. Fakat; zaten oldum olası bir oyun bozan olan İsrail, insani yardım taşıyan ve sadece sivil insanların bulunduğu bir gemiye savaş uçaklarıyla, helikopterlerle saldırılmıştır. Üstelik bu uluslar arası sularda yapılmıştır. Masum insanların ölmesine ve yaralanmamsına sebep olunmuş ve sonra da "meşru müdafaa yaptık" denilmiştir. Acaba silah(!)dedikleri Gazze'ye götürülen özgürlük müdür? Ama Türk insanı gözü pektir, haksızlığa ses olmada yek. İsrail'in yaptığı hukuk ve insanlık dışı her şeyi dünya kamuoyuna duyurmak ve İsrail'e olan tepkiye devam etmek haksızlığa bir meydan okumadır. Vay be'dir!

Onu bunu şunu bilemem!
Ama birazdan iki çocuk uyuyacaktır İsrail ve Türkiye'de! Bir bardak süt içilecektir ama önce! Belki süte bir kaşıktan az da bal! Yastığa konacaktır usulca başlar; ve ülkeleriyle, olanca güçleri ve tüm kalpleri ile gurur duyup gözlerini yumacaktır iki velet!
Çünkü tam da böyledir yazılan tarih: haklı haksız kimdir bilemezsin!
Şu günlerde tadsız tutsuz dünyada, tat bardaktaki ballı süttedir belki de!
O zaman şeref'e!

No comments:

Post a Comment