Monday, June 21, 2010

daktilo tuşlarına saygı! :)

bu masa üstü bilgisayarı & bilgisayarın klavyesi (bu arada "&" ile aramdaki sevimli münaset her geçen gün daha da ateşlenmekte;bakınız aşağıdaki satırlar ve ötekileri) ) , ilkokuldaki daktiloyı hatırlatıyor bana. çok severdim sesini. belki çok sevimli değildi, ama dengedeydi. bir de daktilonun kuralıydı sevdiğim: basayacağın her tuşa dikkat edeceksin, geri dönüşü yok! aşk gibi bir şey yani! oturup yeni bir roman mı yazsam yoksa, "daktilo kalpler" diye! bir ünlem daha. ve nokta.

galiba giderek sakinleşiyorum! kendime, fikirlere & olaylara! bu "psikoloji"nin mi etkisidir? doğduğumun günden beri peşime düşmüş iki rakamın, birbirine tutkusunun giderek ve de "büyüyerek" artmasından mıdır yoksa? bazen tam da yakalayıverecek oluyorlar birbirlerini; ama biri oyunbozanlık yapıp yine,ve hiç de sahibi değilmiş gibi ötekinin, dengeden tutkuya dönüştürüveriyor yine bu masum hikayeyi.denge ve tutku! güzel kelimeler...!
ne diyordum, sakinlik(: ne zamandır aynı şeyi duyuyorum:
- he psikolog olcaksın. hmm, demek ondan sakinsin bu kadar.
ama sakinlik çok iyi bir şey değil sanki! mesela, anlayışlı yapıyor beni! mesela, anlayabiliyorum insanları! mesela, kızmıyorum bazen. mesela, kıramıyorum pek.

bir şey daha yazcaktım, unuttum. şimdi gelir aklıma. ve geldi.
saygıya sahip insanlara inanılmaz hayranım! yani bir başka, böyle ulu bir hayranlık!
"farklılığa saygı " mesela. bu çok önemli bir şey olmalı! hatta, bu çok önemli.
işte böyle(:
sevgiler,öpücükler ve saygılar ada halkı:)

No comments:

Post a Comment