ben daglarda uçan kustum
ucan kustum kanatlarimdan vuruldum!
....
daglar koyler turku söyler , yolumu gözler..
yirmi bir yılın bana öğrettiği en "sağlam" eylem'im midir en geveze zamanlarda susmak!?
lakin kelimeler "tuketilirken" oyle ozensiz birbiri ardina;yapamam,tek bi kelime bulamam, lal olurum!
bundandir,öksüz kalır satırlar..
yazın henüz terk etmediği bı İstanbul balkonunda terk edilmiş bı turku kulağımda..
Her şey öksüz bugün.. turku, satırlar, bı ülke mesela!
sonucun ne oldugunun hic bir onemi yok demokrasi bahanesiyle sunulan, oylanan "samimiyetsiz" referandum başlı basina bir hataydı.
demokrasinin çok aracsal olabileceğini şiddetle savunuyorum ısrarla!Sandıktan çıkan sonuca hoşnutsuzluğumdan değil şimdi bu ertelenmiş gevezeligim.
Referandumun sonucuna hiç bir sözüm yok! lakin demokrasiye inancım gittikçe azalıyor!
en karmaşık anlarda yapılan yorumlar ya da edilinen düşüncelerin gebe önyargılarımızın dogumu olduguna inanırım! evetciler,hayırcilar,seviyesiz atışmalar...
Bundandir susarım, kızmam...
Ama kırılırım!
şu an tam da üzerinde olduğun yer,bir ada! gokce'ada! kaktüs'ada! yerli halkın deyimiyle"gokceitobellacactus" burada bir krallık yaşar! kelimelerin kelimelerle savaşından kazanılmış bir "kelime krallığı!" ondandır ki,giderken bir iki düşünceni unut burada!unut ki öğütüp kelime elde edebileyim! bir de inanmayacaksın belki ama;göçebedir bu ada!göçebedir bu krallık!
Monday, September 20, 2010
istanbul I
sabahın 03.34'u... yine bi' istanbul 05.10 ucagi için (ki anıları kocaman yer tutar ben de!!!) biriktirsem ; biletlerinden buradan ta Amerika'ya yol yapılabilecek havas'tayim!
bu sefer canım pek gitmek istemedi.
niye?
dönmek değil de "gitmek" diye algıladığindan mıdır?
Gokce, soruya soruyla karşılık verme!
Saka maka, görmeye gormeye daha az sahiplenir oldum istanbul'u.
Mmmm... Hizlanan otobus kalkisa hazirlanan ucagi hatirlatti bana!
Özledim ucmayi!
bayram yorgunlugundan uyurken antakya misil misil...
operim gozlerinden ey sehr-i ....
sehr-i ..sehr-i de ne..
Bazen gönül soler; bulamaz dil kelime..!
Gökçe kaçar...
Eylül'10..
bu sefer canım pek gitmek istemedi.
niye?
dönmek değil de "gitmek" diye algıladığindan mıdır?
Gokce, soruya soruyla karşılık verme!
Saka maka, görmeye gormeye daha az sahiplenir oldum istanbul'u.
Mmmm... Hizlanan otobus kalkisa hazirlanan ucagi hatirlatti bana!
Özledim ucmayi!
bayram yorgunlugundan uyurken antakya misil misil...
operim gozlerinden ey sehr-i ....
sehr-i ..sehr-i de ne..
Bazen gönül soler; bulamaz dil kelime..!
Gökçe kaçar...
Eylül'10..
Tuesday, September 07, 2010
brokolizm!
sebze reyonunda, göz göze gelip uzunca bakıştığımız brokoli & kışla özdeşleşmiş bi' bardak dertli sahlep& üzerine serpiştirdiğim bolca bolca bolca tarçın:) , uzaklardan, pakistan'dan, "bi' merhaba" beni fazlaca mutlu etti!
etmişti daha doğrusu!
yazıp adaya bırakmayalı oldu uzunca bi'süre!
sabahın 09.13'ü! evde harıl harıl bi' bayram temizliği! elektrik süpürgesi bağırıyor da bağırıyor, " gokce, ne duruyorsun haydi kalk diye"! perdeler sökülüyor, yıkanıyor! güneş'ler giriyor eve! koltuklar yerlerinde değil... ama ohhhhhh mis!kargaşadan sebep en baba koltuk bilgisayarın önüne gelmiş!:)
herkesin ağzında referandum! varsa yoksa, "evet, hayır"!
susuyorum!
bir de dün kan bağışladım, hala sersem bi' yanım!
hep merak ederim kimler için kullanılacak, ne yapılacak, neye yarayacak!
iyi bayramlar:)
etmişti daha doğrusu!
yazıp adaya bırakmayalı oldu uzunca bi'süre!
sabahın 09.13'ü! evde harıl harıl bi' bayram temizliği! elektrik süpürgesi bağırıyor da bağırıyor, " gokce, ne duruyorsun haydi kalk diye"! perdeler sökülüyor, yıkanıyor! güneş'ler giriyor eve! koltuklar yerlerinde değil... ama ohhhhhh mis!kargaşadan sebep en baba koltuk bilgisayarın önüne gelmiş!:)
herkesin ağzında referandum! varsa yoksa, "evet, hayır"!
susuyorum!
bir de dün kan bağışladım, hala sersem bi' yanım!
hep merak ederim kimler için kullanılacak, ne yapılacak, neye yarayacak!
iyi bayramlar:)
Tuesday, August 24, 2010
yüzü güneş esmeri...
herhangi bir kelimenin anlamını öğrenmek için başvurduğum türk dili kurumu,nedendir bilmem, her defasında kendi ismimin anlamı bir kez daha sorgulama istediği uyandırır bende. sanki hiç bilmiyormuş gibi heyacanla bir kez daha bakarım gökçe'ye... yeni öğreniyormuş gibi de okurum teker teker tüm anlamları. hoş...
bugün ardı ardına sıralanmış üç kelime çartı gözüme: yüzü güneş esmeri.
beğendim pekçe.
bugün ardı ardına sıralanmış üç kelime çartı gözüme: yüzü güneş esmeri.
beğendim pekçe.
Thursday, August 19, 2010
Wednesday, August 18, 2010
"petrol ofisleri" adam/bay/bey/oğlan mekanlarıymış meğer!
salt ve inception'i gibi kafa yoran iki filmi 3'er saat araliklarla izlemek, pek bir yorucu oldu sanki!
Inception diyorum; cunku turkce cevirisinin " baslangic" olmamasi gerektigini an itibariyle dusunuyorum! Ruyalar, bilincalti...fikir yerlestirme! Etik olmasa da zeki&ilginc bi' kurgu!
Gunlerdir konusulan, herkesin bir anda "en" filmi olan inception yine de beni yordu! asiri zekiliginin bir sure sonra baska sifatlarla anilabilecegi turdendi.
Amerikalarin psikolojik rus/kominizm korkusunu (!) dile getiren "salt" fantastikti. mekke'ye yonlendirilen usler, politik bir amerikan filminin "muslumansiz" olamacaginin da kanitiydi. kisisel hayatinda gayet "butunlestirici" olan, unicef'ci jolie, bu Sefer pek bi parcalayiciydi!!! bir rus edasiyla fon-dip'ledigi votkasi gayet hostu ama.
sinema koltuklari sirtimi , efektler kulagimi hayli mesgul etti.
En iyisi uyumak! Hiç ruya gormeden!;)
derken...
"petrol ofisleri" adam/bay/bey/oğlan mekanlarıymış meğer!
Inception diyorum; cunku turkce cevirisinin " baslangic" olmamasi gerektigini an itibariyle dusunuyorum! Ruyalar, bilincalti...fikir yerlestirme! Etik olmasa da zeki&ilginc bi' kurgu!
Gunlerdir konusulan, herkesin bir anda "en" filmi olan inception yine de beni yordu! asiri zekiliginin bir sure sonra baska sifatlarla anilabilecegi turdendi.
Amerikalarin psikolojik rus/kominizm korkusunu (!) dile getiren "salt" fantastikti. mekke'ye yonlendirilen usler, politik bir amerikan filminin "muslumansiz" olamacaginin da kanitiydi. kisisel hayatinda gayet "butunlestirici" olan, unicef'ci jolie, bu Sefer pek bi parcalayiciydi!!! bir rus edasiyla fon-dip'ledigi votkasi gayet hostu ama.
sinema koltuklari sirtimi , efektler kulagimi hayli mesgul etti.
En iyisi uyumak! Hiç ruya gormeden!;)
derken...
"petrol ofisleri" adam/bay/bey/oğlan mekanlarıymış meğer!
Monday, August 16, 2010
bu, bir sitemdir II
sehrin neredeyse çeyreğinin misafir olduğu bankalar.. bütün islemleri bile bile daha da zorlastiran bankacılar... bu zaman çalan & sinir bozan düzene sitemim giderek büyüyor!
derken...
Bir kase aşûre'nin sekerledigi aksamustum, her seye deger!
derken...
Bir kase aşûre'nin sekerledigi aksamustum, her seye deger!
sözde demokrasi II
demokrasi demisken,
bir kere demokrasi acayip bir şey! Hani böyle vitrindeki en cafcafli & pahalı; lakin kullanma talimatı okunmazsa yarına kirilacak & bozulacak oyuncaklar gibi! Öyle bir şey...
Tamam,toplumun toplum icin vereceği kararlarda hiç bir ayrım yapmadan tüm bireylere eşit siyasi hakları veren cumhuriyetin en aklı basında uygulanis bicimi... bu beyni yeterince doyuran bir tanım! lakin, laf pratikte demokrasiye gelince is değişiyor! Demokrasi sorgulanan,hatta hatta savunduğumuz siyasal eşitliği bile bize sorgulatan, bir kavram haline geliyor! Tarihten birileri çıkıp , yahu kardesim tamam herkese oy hakkı verelim de, daha eğitimli olana daha fazla oy, dagdaki cobana da ona gore daha az oy hakki tanıyalım deme cesaretini bile gösterebiliyor.Okuyan, egitim gören herkes sanki çok da doğru karar veriyormuş gibi!!!! Hem bu nasılda asagilayici bir şey!
demokrasinin cogunlugun egemenliğine donusmemesinin tek yolu tüm bireylerin ne neden niçin deyip gercekten SORGULADİKLARİ bir karar alip verme mekanizmasidir! Bu da ozgurluktur zaten! Kisinin dininden de dilinden de egitim seviyesinden de degerli en soyut hazinesidir...
Bireyler, kendi kisisel partilerinin evet dediklerini de sorgulamalı, gerektiğinde hayır da diyebilmelidirler! Baska nasil isleyebilir ki siyaset? Baska nasil ilerler ki toplum?
bir kere demokrasi acayip bir şey! Hani böyle vitrindeki en cafcafli & pahalı; lakin kullanma talimatı okunmazsa yarına kirilacak & bozulacak oyuncaklar gibi! Öyle bir şey...
Tamam,toplumun toplum icin vereceği kararlarda hiç bir ayrım yapmadan tüm bireylere eşit siyasi hakları veren cumhuriyetin en aklı basında uygulanis bicimi... bu beyni yeterince doyuran bir tanım! lakin, laf pratikte demokrasiye gelince is değişiyor! Demokrasi sorgulanan,hatta hatta savunduğumuz siyasal eşitliği bile bize sorgulatan, bir kavram haline geliyor! Tarihten birileri çıkıp , yahu kardesim tamam herkese oy hakkı verelim de, daha eğitimli olana daha fazla oy, dagdaki cobana da ona gore daha az oy hakki tanıyalım deme cesaretini bile gösterebiliyor.Okuyan, egitim gören herkes sanki çok da doğru karar veriyormuş gibi!!!! Hem bu nasılda asagilayici bir şey!
demokrasinin cogunlugun egemenliğine donusmemesinin tek yolu tüm bireylerin ne neden niçin deyip gercekten SORGULADİKLARİ bir karar alip verme mekanizmasidir! Bu da ozgurluktur zaten! Kisinin dininden de dilinden de egitim seviyesinden de degerli en soyut hazinesidir...
Bireyler, kendi kisisel partilerinin evet dediklerini de sorgulamalı, gerektiğinde hayır da diyebilmelidirler! Baska nasil isleyebilir ki siyaset? Baska nasil ilerler ki toplum?
Thursday, August 12, 2010
sözde demokrasi!
sunulan anayasa maddelerin tam içeriğini bilmeden, desteklediğimiz(tuttuğumuz mu desem yoksa??) siyasi grubun kararıyla oylayacağımız,oylamak zorunda bırakılacağımız değişiklik, nasıl da demokratik!
türkiye'nin bu 'demokrasi anlayışı' ndan gittikçe utanıyorum! ... derdi belki de bu sefer fazıl say!
türkiye'nin bu 'demokrasi anlayışı' ndan gittikçe utanıyorum! ... derdi belki de bu sefer fazıl say!
Subscribe to:
Posts (Atom)